Biberon Çürüğü Nedir?
Biberon çürüğü, bebeklik ve erken çocukluk döneminde görülen, genellikle üst ön dişlerde başlayıp hızla ilerleyebilen erken çocukluk çağı çürüğüdür. En sık neden, bebeğin dişlerinin şekerli veya karbonhidrat içeren sıvılarla uzun süre temas etmesidir. Bu sıvılar yalnızca meyve suyu ya da şekerli içecekler değildir; süt ve mama gibi içerikler de ağızda uzun süre kaldığında bakteriler için besin kaynağına dönüşebilir.
Biberon çürüğü, “sadece süt dişidir, nasıl olsa düşer” düşüncesiyle ihmal edildiğinde ağrı, uyku düzensizliği, beslenme güçlüğü ve enfeksiyon gibi daha ciddi sorunlara yol açabilir. Süt dişleri çocuğun çiğneme, konuşma gelişimi ve daimi dişler için yer tutması açısından önemlidir. Bu nedenle biberon çürüğü erken fark edilip yönetildiğinde, hem tedavi daha kolay olur hem de çocuğun genel ağız sağlığı korunur.
Biberon Çürüğü Nasıl Olur?
Biberon çürüğü, ağız içindeki bakterilerin şeker ve karbonhidratları parçalayarak asit üretmesiyle başlar. Üretilen asit, diş minesini zayıflatır; önce tebeşirimsi beyaz lekeler oluşur, ardından mine kırılganlaşır ve renk değişimleriyle birlikte çürük derinleşir. Bu süreç, özellikle gece beslenmelerinde daha hızlı ilerleyebilir; çünkü uyku sırasında tükürük akışı azalır ve ağız, asit saldırılarına karşı daha savunmasız hale gelir.
En tipik senaryoda çocuk biberonla uykuya dalar ya da gece boyunca sık sık biberonla beslenir; içeriğin bir kısmı diş yüzeyinde birikir ve uzun süre temizlenmeden kalır. Özellikle üst ön dişler daha fazla etkilenir; çünkü emme sırasında bu bölge sıvıyla daha yoğun temas ederken, dilin temizleyici etkisi alt dişlerde nispeten daha belirgindir. Düzenli temizlik yapılmadığında plak tabakası kalınlaşır ve çürük hızla yayılabilir.
Biberon Çürüğü Belirtileri Nelerdir?
Biberon çürüğü belirtileri başlangıçta çok sinsi olabilir; ilk dönemde ağrı olmayabilir ve yalnızca küçük renk değişiklikleri görülebilir. Bu nedenle ebeveynin diş yüzeyindeki en ufak farklılığı fark etmesi önemlidir; erken dönemde yakalanan lezyonlar çoğu zaman ilerlemeden kontrol altına alınabilir.
Üst ön dişlerde tebeşirimsi beyaz mat lekeler
Dişlerde sarı-kahverengi renklenme ve yüzey pürüzlülüğü
Diş kenarlarında kırılma, aşınma veya çentiklenme
Soğuk-sıcak ya da tatlıya karşı hassasiyet
Gece uykudan ağlayarak uyanma, huzursuzluk
Sert gıdaları çiğnemede isteksizlik, tek taraflı çiğneme
Ağız kokusu veya diş etinde kızarıklık/şişlik
İlerleyen vakalarda dişte belirgin oyuklar ve ağrı
Biberon Çürüğü Neden Olur?
Biberon çürüğünün temel nedeni, dişlerin uzun süre şeker ve karbonhidrat içeren sıvılara maruz kalmasıdır. Gece beslenmeleri, uykuya biberonla dalma ve gün içinde sık aralıklarla biberon/atıştırma alışkanlığı, diş yüzeyinde asit oluşumunu artırır. Asit saldırıları sıklaştıkça diş minesi kendini onarmaya fırsat bulamaz ve çürük başlama eşiği daha kolay aşılır.
Bunun yanında ağız hijyeninin yetersiz olması da süreci hızlandırır. Dişler yeni çıkmış olsa bile, plak oluşumu çok hızlıdır ve temizlenmediğinde çürük için uygun ortam oluşur. Ayrıca ebeveyn-bebek arasında tükürük yoluyla bakteri transferi (örneğin aynı kaşığı kullanma, emziği ağızda temizleme) çürük riskini artırabilir. Florür desteğinin yetersizliği, düzensiz diş hekimi kontrolleri ve genel beslenme alışkanlıkları da biberon çürüğünün ortaya çıkmasında etkili faktörlerdir.
Biberon Çürüğü Hangi Yaşlarda Görülür?
Biberon çürüğü en sık 0-3 yaş aralığında görülür; çünkü bu dönemde gece beslenmesi yaygındır ve ağız bakım alışkanlıkları henüz tam oturmamıştır. İlk süt dişleri genellikle 6. aydan itibaren sürmeye başlar ve diş yüzeyi ağız ortamına çıkar çıkmaz çürük riski de başlar. Özellikle üst ön dişler sürmeye başladıktan sonra, biberonla uykuya dalma veya sık beslenme alışkanlığı varsa risk belirgin şekilde artar.
Bununla birlikte biberon çürüğü 3-5 yaş arasında da görülebilir; bazı çocuklarda uzun süreli biberon kullanımı, gece süt içme alışkanlığı veya gün boyu sık şekerli atıştırma devam edebilir. Ayrıca “biberon çürüğü” ifadesi günlük dilde kullanılsa da sorun yalnızca biberondan kaynaklanmayabilir; bardakla sık meyve suyu tüketimi, gece sürekli atıştırma ya da ağız hijyeninin aksaması da benzer tabloya yol açabilir. Bu yüzden yaş kadar, alışkanlıkların süresi ve diş bakım rutininin düzeni de belirleyicidir.